Erol Zavar’a Özgürlük İmza Kampanyası

Mine Nazari Yazdı: Bizler de Seni Seviyoruz Sevgili Erol

20 Ağustos 2008 etkinlikler | 1 Yorum »

Sincan yolunda iki otobüs dolusu insan. Genci ve yaşlısıyla yüzlerde aynı kederli ifade. Henüz kimse O’na dair konu açmamış… Otobüstekiler az çok biliyorlar aslında Erol’un öyküsünü. Evet, herkesin bir öyküsü var, var olmasına ama kimilerininki yürek dağlayan cinsten. Erol’unki mesela. 2001 yılında DGM tarafından müebbet hapse mahkûm edilmiş, iki çocuk babası ve 41 yaşında olan Erol Zavar. Devamını okumak için »

18 Kez ‘Ekilmiş’ Ölüm Bile Saygıya Durmuşken, Biz Dışarıdakiler Daha Neyi Bekliyoruz?

9 Ağustos 2008 Basından | 2 Yorum »

Nasıl? Nasıl tutarlar seni, o zulmeden kör zindanın içinde; sen bedeninden geçmesen de bedenin senden geçmişken…

Hiç mi yoktur vicdanı, hiç mi kalmamış insanlığı; seni sana teslim eder, seni senle bırakır; sen o ‘kuşatılmış’ acılarla direnmeyi görev bilmişken; direncin seni bırakmasına beş kala…

Zulmün sahiplerine inat Erol Zavar tecrit koşullarındaki destansı direnişini sürdürüyor. Geçirdiği 18 ameliyat ve vücudundan alınan 50’ye yakın kanserli tümöre rağmen, yaşama yine de sımsıkı sarılmasını sağlayan güzellikleri var çünkü: dışarıda bekleyen iki dünyalar güzeli çocuğu var; eşi var sonra ve arkadaşları, yoldaşları… sonra, sonra mücadeleye katabileceği daha bir nice değerin farkındalığı belki de. Devamını okumak için »

Umur Talu Yazdı: Adalet, Tababet ve Erol Zavar

5 Ağustos 2008 Basından | 1 Yorum »

Bunca kötülük arasında, ölüm kalımla ilgili olay etrafında, bir teselli buldum.
Binbir konuda apayrı iki “yazar”, bir insanın hayat hakkı için aynı duyarlılıktaydı.
Hem Yıldırım Türker, hem Hikmet Çetinkaya
“Erol Zavar’ın yaşam ve tedavi hakkı” için yazdılar.
16 ameliyat olmuş, vücuttan çok sayıda tümör alınmış, kanserli…
İki yaşındaki kızının, ikinci bebeğe hamile eşinin önünden 7 yıl önce “içeri” alınmış, “yasadışı örgüt üyeliği”nden mahkum 41 yaşında bir insan.
“Dışarıda tedavi hakkı” verilmiyor.
Bir bakıma, denebilir ki…
İdam olmayan ülkede, hukuk susuyor, sanki “ölüme mahkummuş” gibi! Devamını okumak için »

Hikmet Çetinkaya Yazdı: Ölümlere Karşı Durmak

2 Ağustos 2008 Basından | Yorum Yok »

Toplum olarak cezaevlerindeki ölümlere, faili meçhul cinayetlere alıştık…
Katilleri, canileri adliye önünde “Türkiye sizinle gurur duyuyor” diye alkışladık…
Kendimiz gibi düşünmeyenlere “ya sev ya terk et” diye tempo tuttuk…
Her şey dün gibiydi…
Geçip gitti gözlerimizin önünden…
Zonguldaklı Erol Zavar 41 yaşında…
O ölümü bekliyor…
Ama ölmeyecek ve yaşayacak…
İnadına!..
Gelecek onun için uçsuz bucaksız bir okyanus. Hayatın gürültülü bir ırmak olduğunun bilincinde. Devamını okumak için »

Yıldırım Türker Yazdı: Erol Zavar’lar Ölmesin

21 Temmuz 2008 Basından | 4 Yorum »

Ama devletimiz direniyor. Erol Zavar’ı doğduğuna pişman etmeye ant içmiş. Her vatandaşın yaşama hakkından sorumlu olması gereken devletimiz, konu cezaevleriyse sorumsuz tutumunu tartışmaya bile açmıyor. Yıllar boyunca ‘Geceyarısı Ekspresi’ filminin yarattığı ‘kötü imaj’la gölge boksu yapan T.C. devleti, cezaevlerini ıslah etmek için bir girişimde bulunmuyor. Cezaevine düşenleri adeta kaydından siliveriyor. Meraklısı olduğu imajcılık bile kâr etmiyor. Daha geçen gün sevdiğim bir Amerikan dizisinde huysuz doktor House, asistanına, ‘Geçmişinde gizlediğin acı nedir? Yoksa Türk hapishanelerine mi düştün?” diye soruyordu. Türk olana ne gurur verici bir durum… 

Yıldırım Türker, bugünkü köşe yazısını Erol Zavar’a ve hasta mahkumlara ve F Tipi cezaevlerindeki tecrit zulmüne ayırmış… Zavar’a Özgürlük kampanyası için “Bu kampanyaya katılmak, içeriden bir hayat kurtarmak dışarıdaki hayatımızı daha yaşanılası kılacaktır” diyor Devamını okumak için »

Biz Erol’u Oradan Alacağız!

14 Haziran 2008 etkinlikler | 6 Yorum »

31 Mayıs 2008 Cumartesi Günü Ankara ve Sincan’da okunan Basın Açıklaması Metni Devamını okumak için »

Erol Zavar: Bir ‘Çıt’ Sesi Bekliyorduk, Sloganlarınızı Duyduk

13 Haziran 2008 etkinlikler | 3 Yorum »

Erol Zavar: Hepimiz yalnızca bir ‘çıt’ sesi bekliyorduk ki, gür bir biçimde sloganlarınızı duyar duymaz bizler de hep birlikte slogan atmaya başladık. Herkes havalandırmalardan bize katıldı ve büyük bir coşku yaşandı. Ben de çok heyecanlandım ve üzerine 2 günden fazla zaman geçmesine karşın hala da heyecan ve coşkumda bir eksilme olmadı. Emeği geçen tüm dost ve yoldaşları yüreklerinden öpüyorum.

Elif Zavar: Orada, Sincan’da; içeriden gelen sloganlar kulağıma değer değmez duvarları aşmıştım ben ve Erol’la elele idik. Yoldaşları, dostları ve sevenleri ile benim orada olduğumu bilmenin yansıması belli ki, sımsıcaktı elleri.

Hamza Yalçın: Kampanya’nın sorunlarını, hem kendi içimizde hem de dost ve aydınlarla diyaloga dayalı biçimde tartışıp çözüm yolları geliştirebildik. Aydınlarla karşılıklı saygı ve birbirini anlama çabasına dayanan diyalog, bize bir devrimci hareketin bu sayede ne denli büyük olanaklara kavuşabileceğini gösterdi.

SİNCAN EYLEMİ: DEĞERLENDİRMELER YORUMLAR Devamını okumak için »