Erol Zavar’a Özgürlük İmza Kampanyası

Ankaralı Demokratik Kurumlardan Zavar’a Özgürlük Çağrısı

Ağustos 29th, 2008 Posted in etkinlikler

{vidavee id=”13682″ w=”480″ }
Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu, aralarında ÇHD Ankara Şubesi, İHD Ankara Şubesi, Devrimci 78’liler Federasyonu, THAY-DER, DTP Ankara İl Örgütü, ODAK, ESP, Partizan, DHD, 78’liler Birlik ve Dayanışma Derneği, EHP Ankara İl Örgütü‘nün bulunduğu kurumların desteği ile bugün Ankara’da bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Bizler, aşağıda imzası bulunan kurumlar, bir kez daha, acil olarak Erol Zavar’ın ve onun durumunda bulunan pek çok tutuklunun tedavilerinin dışarıda sürdürülmesi için serbest bırakılmalarını istiyor, herkese eşit adalet ve sağlık talebimizi yineliyerek, başvurularımız sonuçlanana kadar alanlara inmekten vazgeçmeyeceğimizi duyuruyoruz” deniyor. Çağrı Metni ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin‘e sunulan dilekçe.

BASINA VE KAMUOYUNA

Bildiğiniz üzere pek çok kez, cezaevlerindeki hasta ve tutukluların durumlarını, hak ihlallerini vurgulamak, buraya dikkat çekmek ve süren gaspları duyurmak amacıyla alanlara indik, basın açıklamaları yaptık.
Ne yazık ki bir milim bile ilerleme kaydedemedik.

Bugün yine bir kez daha Erol Zavar ve onun nezdinde cezaevindeki hasta tutuklu ve hükümlülerin durumuna dikkat çekmek için buradayız. Devletin bu konudaki çifte standardı sürmekte ve devlet, her konuda olduğu gibi bu konuda da ayrımcılığını bir kez daha göstermektedir. Hemen geçen hafta, Necmettin Erbakan Cumhurbaşkanı tarafından affedilmiştir. Oysa bizler onlarca kez gerek başvurularımızla, gerekse alanlarda cezaevlerindeki hasta ve tutukluların affını istedik, durumlarına dikkat çektik. Bir önlem alınmasını talep ettik.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Kanunun M 16/2. Maddesinde belirtilen “Diğer hastalılarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır” hükmünün uygulanması için defalarsa başvuran ve kabul edilmeyen, sağlık durumu oldukça kötü olan birçok tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır.

Erol Zavar bunlardan en iyi bilinenlerinden biridir. Bilim insanları ve doktorlar Erol Zavar’ın durumu ile ilgili olarak “hastalığın geri dönüşsüz evreye ulaşmasını beklemeden ilgili yasa hükümlerinden yararlandırılarak tahliye edilmesinin uygun olacağı” görüşünde olmasına rağmen, Adalet Bakanlığı tüm başvuruları ve verilen soru önergelerini geçiştirmiş ve Adli Tıp Kurumunun ifadelerini esas almıştır.

Erol Zavar mesane kanseridir ve hastalığı süreklidir. Sağlığı giderek kötüleşmekte ve hiçbir şekilde tedavi olmamaktadır.

Gerek Erol Zavar ve gerekse diğer hasta tutuklu ve hükümlüler için 29 Temmuz 2008 tarihinde Meclis önünde bir eylem yapılmış ve katılımcı kurumlar Meclis İnsan Hakları Komisyonuna 25 hasta tutuklu ve hükümlü için bir başvuruda bulunmuştur.

Yine Erol Zavar için gerek Cumhurbaşkanlığı’na gerekse Adalet Bakanlığı’na defalarca başvuruda bulunulmuştur.

Bunların tümü sonuçsuz kaldığı gibi, Adalet Bakanlığı bu tür başvuruların yapılmadığını söylemekte ve inkâr etmektedir.

Devletin duyarlılığı ancak kendi kadrolarına yöneliktir ve bu bir kez daha Necmettin Erbakan örneğinde de görülmüştür.

Devlet kendisi gibi düşünmeyeni yok sayma, tecrit ve yok etme politikası uygulamaktadır. Hükümlü ve tutukluların başta yaşam hakkı olmak üzere, bütün insani haklarının gerçekleşmesini sağlamakla yükümlü olan kurumlar, başta Adalet Bakanlığı, bu görevlerini yapmak bir yana, halen süren hak ihlallerine, yasa dışı uygulamalara karşı “duymadım, görmedim, bilmiyorum” politikasını sürdürmeye devam etmekte ve bu uygulamalara zemin hazırlamaktadır. Bundan 3 gün önce Maraş Cezaevinde tutuklu bulunan Abdülaziz Ekinci jandarma tarafından dövülerek katledilmiştir. Cezaevlerinin durumu bu denli vahim ve ciddidir.
Bizler, aşağıda imzası bulunan kurumlar, bir kez daha, acil olarak Erol Zavar’ın ve onun durumunda bulunan pek çok tutuklunun tedavilerinin dışarıda sürdürülmesi için serbest bırakılmalarını istiyor, herkese eşit adalet ve sağlık talebimizi yineliyerek, başvurularımız sonuçlanana kadar alanlara inmekten vazgeçmeyeceğimizi duyuruyoruz.

Sağlık ve adalet herkes için eşittir ve haktır. Bu hakkı çiğnetmeyeceğimizi ve başvurularımızın takipçisi olduğunu bildiriyoruz.

ÇHD Ankara Şubesi, İHD Ankara Şubesi, Devrimci 78’liler Federasyonu, THAY-DER, DTP Ankara İl Örgütü, ODAK, ESP, Partizan, DHD, Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu, 78’liler Birlik ve Dayanışma Derneği, EHP Ankara İl Örgütü

ADALET BAKANLIĞI’NA VERİLEN DİLEKÇE

Sayın Mehmet Ali ŞAHİN

Adalet Bakanı

KONU  :

Aşağıda imzası bulunan kurum temsilcileri olarak Sincan 1 Numaralı F Tipi Cezaevi’nde kesinleşmiş hükmü infaz edilmekte olan ve kamuoyunca sağlık durumu yakınen bilinen ve hayati tehlikesi mevcut mesane kanseri Erol ZAVAR’ın durumu hakkında sayın Adalet Bakanı ile görüşme talebidir.

AÇIKLAMALAR     :

1-  Erol ZAVAR , 2001 yılında yargılandığı Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce TCK Madde 146′da düzenlenen “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçu uyarınca müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Kendisi halen Sincan 1 No. F Tipi Cezaevi’nde hükümlü olarak bulunmaktadır.

2-EROL ZAVAR’IN SAGLIK DURUMU:
2001 yılından beri cezaevinde bulunan Erol ZAVAR Mesane (idrar torbası) Kanseri hastasıdır. Tedavisi için üç ayda bir gerçekleştirilmesi zorunlu olan sistoskopi tetkiklerinin yapılmasını, yakınlarının ve demokratik kitle örgütlerinin uzun uğraşları sonucu ilk kez 2004 yılında, yani cezaevine girdikten üç yıl sonra sağlayabilmiştir.

Hastalığının ileri boyutlara taşındığının anlaşıldığı o tarihten bugüne, Erol ZAVAR tam 16 ameliyat geçirmiş ve mesanesinden bugüne değin 50′nin üzerinde kanserli tümör çıkartılmıştır.

Erol ZAVAR’in sağlık sorunları bununla da sınırlı değildir. Cezaevinde bulunduğu sırada başlayan migren ve safra kesesi ağrıları, daha önce geçirdiği tüberküloz, gözaltı sırasında gördüğü kötü muamele ile dizlerinde oluşan menüsküs, kalp ritim bozukluğu, görme problemleri ve son olarak konan KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) tanısı bunların en basta gelenleridir.

2007 Şubat Ayı’nda yapılan tetkiklerde Erol ZAVAR’in akciğerlerinde çok sayıda küçük nodül (düğümcük, küçük yumru) görüldüğü bildirilmiştir. Tümöre dönüşebileceği belirtilen bu nodüllerin, kansere dönüşmesi halinde, Erol ZAVAR’in sağlık durumunda yeni olumsuz gelişmelere neden olabileceği, konuyu yakından takip eden herkesin yeni endişe kaynağı olmuştur. 15 Mart 2007 günü şiddetli ağrıları nedeniyle Erol ZAVAR bir kez daha ameliyat edilerek safra kesesi alınmıştır.

Erol ZAVAR’ın üç ayda bir yapılan tetkiklerden sonra hemen her defasında ameliyata alınması zorunlu bulunmakta ve ameliyattan sonra ise kanama ve ağrıları devam etmektedir. Kontrol için hastane sevkleri, insani olmayan koşullarda ve hasta haklarına aykırı biçimde yapılmakta ve her defasında ciddi olumsuzluklar yasamaktadır.
Erol ZAVAR’ın sağlık durumuna ilişkin olarak:

1. Trakya Üniversitesi Eğitim Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenmiş ameliyat sonrası Epikriz raporu;

2. Yine Trakya Üniversitesi Tip Fakültesi Patoloji Anabilimdalı’nca verilmiş Biyopsi ve Sitoloji Raporu;
3. Ankara Tabip Odası Bilirkişi Raporu;
4. ve geçirdiği ameliyatlara ve konulan teşhislere dair raporlar bulunmaktadır.

Tüm rapor ve ekleri daha önce Bakanlığınıza sunulmuş olduğu gibi gerektiğinde tekrar tedarik edilebilecek durumdadır.

Erol ZAVAT en son  Aralık 2007′de ameliyat olmuş ve  mesanesinden yine 2 adet kitle alınmıştır. Erol ZAVAR’ın önümüzdeki aylarda da tekrar tekrar ameliyat olmak için hastaneye yatırılacağı açıktır.

3- EROL ZAVAR’IN CEZAEVI KOSULLARI:

Erol ZAVAR, F Tipi Cezaevinde tutulmaktadır. Zaman zaman tek kişilik hücrelerde de kalmış olan Erol ZAVAR halen iki mahpus ile üç kişilik bir hücrede tutulmaktadır. Günlük ihtiyaçlarını ve yaşamını tek basına sağlamakta ciddi engeller ile karsılaşmaktadır. Cezaevinin hem sosyal hem de mimari durumu bu bünyedeki bir insanin yasamasına uygun değildir.

Erol ZAVAR’ın cezaevi koşullarında bırakın tedavisinin sürdürülebilmesini, günlük olağan hayat fonksiyonlarını yerine getirebilmesi bile çok zordur. Geçirdiği 18 ameliyatla ilgili süreç değerlendirildiğinde, teşhis ve tedavisine yönelik gerekli sağlık koşullarının cezaevi ortamında mümkün olamadığı açığa çıkmıştır. Sürekli hastalık durumu halen devam etmektedir.

Kendisine yapılan ameliyatlar ise kanserli ur oluşumlarının alınarak yenilerinin oluşmasının beklenmesinden öteye geçmemektedir. En önemli boyut ise Erol ZAVAR’ın bağışıklık sisteminin hastalıkla mücadele edebilecek durumda olabilmesi için kendisinin stres etkenlerinden olabildiğince uzak; sevgi, moral ve destekle çevrelenmiş bir ortamda bulunmasının zorunluluğudur. Bu önlemleri zorunlu kılan bir hastalıkla mücadele etmekte olan Erol ZAVAR’in; insan doğasına aykırı koşullarda tutuluyor olması; onda sürekli bir gerilim yaratmakta, tedavisi için ihtiyaç duyduğu moral, insani destek ve yakınlıktan uzak kalmasına neden olmaktadır.

4- KONUNUN YASAL VE İNSANİ BOYUTLARI

Bizler, Erol ZAVAR’ın yakınları-akrabaları,arkadaşları, avukatları ve konuya duyarlı bir takım aydın-sanatçı ve ön önemlisi de insan olarak mahpus haklarının temel insan hakları arasında yer aldığını biliyoruz.

Cezanın infazıyla güdülen amacın ise bir mahpusu ölüme götürmek olmadığı herkesin malumudur.

5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. Maddesi’nde bu amaç söyle tarif edilmiştir: “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç islemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yasam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”

Hukukçular, sosyologlar cezanın infazı ile ilgili çok daha iyi tanımlarda bulunabilirler, ama burada belirtmek istediğimiz nokta Erol ZAVAR’ın cezasının infazının kanunda belirtilen amacı hiçbir şekilde yerine getirmeyeceğidir. Zira Erol ZAVAR’ın cezasının infazı, onu ölüme götürmektedir. Bu süreçle elde edilecek olan ne suçtan toplumun korunması ne de hükümlünün istenilen kişilik yapısına ulaşması olacaktır. Bu sürecin sonu açıktır ki Erol ZAVAR’ın hayatini kaybetmesi olacaktır.
Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16/2. Maddesi’nde “Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkumun hayati için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkumun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır” denmektedir.

Yukarıda belirttiğimiz ve raporlardan da anlaşılacağı üzere Erol ZAVAR’ın durumu bu hükme fazlasıyla uymaktadır. Bu kapsamda Erol ZAVAR’ın infazının geri bırakılması amacıyla daha önce ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na, yine cezasının affı için Cumhurbaşkanlığı’na başvuruda bulunulmuştur.

Hukuk devleti olmanın en önemli koşullarından biri yargının olduğu kadar yürütmenin de yasaları titizlikle uygulaması ve yerine getirmesidir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı bizler yaşama ve sağlık haklarının  tutuklu ve hükümlüler için de en temel insan haklarından olduğunun  bilincindeki kurumlar olarak Erol ZAVAR’ın durumu hakkında şahsınızı bire bir bilgilendirmek ve  Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16/2. Fıkrası uyarınca Erol ZAVAR’ın infazının geri bırakılması konusunda verilecek olan karar sürecinin hızlı ve etkili bir şekilde yerine getirilmesi konusunda görevli ve sorumlu yürütme olarak gereğinin yapılması konusunda birebir şahsınızla görüşmek üzere randevu talebimizi iletiyor, saygılarımızı sunuyoruz.  29.08.2008

Yorumunuzu Paylaşın