Erol Zavar’a Özgürlük İmza Kampanyası

EROL ZAVAR’A YAŞAMA HAKKI KOORDİNASYONU’NDAN EŞ ZAMANLI BASIN AÇIKLAMALARI

11 Mayıs 2009 Basından | Yorum Yok »

dscn6098

 dscn60961

dscn6070

dscn6076

(9 Mayıs, İstanbul)

 

 ebb

gggggg

(9 Mayıs, İzmit)

 

dscn1391

cccc

(9 Mayıs, Eskişehir)

 

adsiz

(9 Mayıs, Ankara)

Erol Zavar ve Hasta Tutsaklar için 9 Mayıs Cumartesi günü İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, İzmit, Adana, Sivas-Divriği gibi çeşitli illerde eş zamanlı olarak basın açıklaması ve eylemler düzenlendi;

BASINA ve KAMUOYUNA,

Cezaevlerinde yıllardır yaşanan sağlık sorunları biliniyor. Yöneticilerin “çözüm” çağrılarını duymazdan gelmesi bu gerçeği ne yazık ki değiştirmiyor. Ağır hasta tutsakların yaşam savaşında, yenik düşerek bizlere veda edenler oluyor. Sağlık raporları ve acil çağrıların sık sık yapıldığı onca hasta tutsak için zaman giderek daralıyor.
Bugün yine buradan tecride karşı dayanışma çağrısında bulunacağız. Hasta tutsakların yaşaması için özgürlük çağrısında bulunacağız. İçlerinde durumu en ağır olan Erol Zavar için bir kez daha yetkililerin işitme konusundaki direncini aşma umudu ile haykıracağız.

İşte Erol’un hikayesi: Erol Zavar 10 yıldır “Mesane Kanseri”. 2001 Yılbaşı’nda gözaltına alındı ve yaklaşık 8,5 yıldır da ‘müebbet hükümlüsü’ bir devrimci tutsak olarak F Tipi tecritte.
Erol, 1999 yılında kanser teşhisiyle ameliyat edildi. Ameliyat sonrası, iyi bakım ve sürekli kontrollerinin yapılmaması halinde, sağlığının tehlikeye gireceği doktorlarınca vurgulandı.
İlk 15 ay hastalıkta herhangi bir yineleme gözlenmemesi üzerine hekimlerinin oldukça umutlu konuşmaya başladığı bir dönemde, 2001 yılının soğuk bir Ocak günü Ankara’da Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından gözaltına alındı Erol Zavar.
İşkencelerden geçirildi… Gözaltı sürecinde iki kez hastaneye kaldırıldı… Üniversite hastanesine sevk edildiği halde tekrar işkenceye alındı. Erol Zavar’ın; stres etkenlerinin hastalığın seyri açısından yaratacağı risk dahil, sağlığı ile ilgili bilgiyi paylaşmasına karşın ‘uygulama’ değişmedi. Zaten Erol’un amacı da; “Bilmiyorduk!” mazeretini sorgucularının elinden almaktı. 17 Ocak 2001 tarihinde çıkartıldığı Ankara DGM tarafından tutuklanarak Eskişehir Özel Tip Cezaevi’ne gönderildi.
Üç yıl boyunca cezaevi yönetimi 3 ayda bir yaptırılması gereken sistoskopiyi engelledi. ‘Dışarıdaki’ doktorları sistoskopik incelemelerin periyodik yapılması durumunda riskin asgari düzeye ineceğini söylemişken, Erol Zavar’ın muayene talepleri 37 ay boyunca adeta aspirin verilerek geçiştirildi. Dışarıdan oluşturulan basıncın da etkisi ile Edirne’ye sevk edilmesi 2004 Şubat’ını buldu. Kanser 1 de değil tam 5 adet ve her biri oldukça büyümüş tümörler biçimde tekrarlamıştı. Hastalığın nüks tarihini kesin biçimde söylemek mümkün olmasa da Erol’un bildiği ve uyardığı belirtiler nedeni ile 2004’ten epey önce olduğu açık. Yani kabul edilemez bir ihmal söz konusu.
O günden bu yana geçen 5,5 yıla yakın süre içerisinde, Erol; 50’yi aşkın yeni kanserli tümörün saptandığı 20 ameliyatı geçirdi, ayrıca safra kesesi alındı.
Erol Zavar hakkındaki ilk Kampanya 2004 Yılı’nda “Tecrit Öldürür; Dayanışma Yaşatır”, “F Tipi’nde Mesane Kanseri – Sağlığı Yaşamı Tehlikede, Erol Zavar’a Özgürlük” adı altında başlatıldı. 2005 yılında ise “Bu Işık Sönmesin, Erol Zavar’a Özgürlük” çağrısı ile devam etti. 2006 yılında Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu oluşturuldu.
2008 Temmuz başında Ergenekon Soruşturması’ndan tutuklu olan Kuddusi Okkır’ın apar-topar tahliye edilmesinin hemen ardından kanserden ölmesi; F Tipi cezaevlerindeki insanlık dışı ve sağlıksız koşulların kamuoyunda algılanmasında oldukça etkili oldu. Bu gelişmeler yaşanırken Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu İstanbul milletvekili Ufuk Uras aracılığı ile “Erol Zavar’ın tedavisinin uygun koşullarda sürdürülmesi için tahliye talebini” Cumhurbaşkanı’na iletti. 13 Eylül 2008’den beri de Cumhurbaşkanı’nın kamuoyu önünde söz verdiği gibi, Erol ve diğer hasta tutsakların dosyalarını bizzat inceleyip bir karara varması gündemdeydi. Bilindiği gibi bu konuda henüz bir gelişme olmadı.
Son olarak TTB’nin Erol Zavar’ın sağlık durumu ile ilgili dosyayı inceleyerek ‘Cezaevinde tedavisinin mümkün olup olmadığı’ sorusuna yanıt aradığı Değerlendirme Raporu’nun tamamlanarak, başvurucular olan Elif Zavar ve ÇHD’ye teslim edilmiş olduğu biliniyor. Önümüzdeki günlerde Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu bu son gelişmeler ışığında tekrar Cumhurbaşkanı ile görüşme sağlayacak.

Dayanışma; kendinde insanlığı ve insanlıkta da kendini keşfederek, geliştirerek, birlikte özgürleşme eylemidir. O halde;

Haydi, Erol Zavar ve Tüm Hasta Tutsaklarla Dayanışmaya!
Tecrit Öldürür, Dayanışma Yaşatır!
Erol Zavar’a ve Hasta Tutsaklara Özgürlük!

09.05.2009, EROL ZAVARA YAŞAMA HAKKI KOORDİNASYONU

CEZAEVİNDE BİR YAŞAM DAHA SOLDU….

2 Mart 2009 Basından | Yorum Yok »

Cezaevinde bir kişi daha yaşamını yitirdi

DİYARBAKIR - Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 1,5 yıl önce “Örgüte yardım yataklık” iddiasıyla tutuklanarak Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen, 1,5 ay önce de Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen böbrek yetmezliği ve hipertansiyon rahatsızlığı olan Beşir Özer yaşamını yitirdi.

Sağlık sorunları bulunan tutuklu ve hükümlülerin tedavilerinin yapılmaması ve kötü koşullarıyla gündemden düşmeyen cezaevlerinde bir kişi daha yaşamını yitirdi. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve sağlık sorunları olan Beşir Özer yaşamını yitirdi. Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 1,5 yıl önce “Örgüte yardım yataklık” ettiği iddiasıyla gözaltına alınan Beşir Özer, tutuklanarak Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Açılan dava sonucunda Özer, “Örgüte yardım yataklık” ettiği gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Böbrek yetmezliği ve hipertansiyon rahatsızlığı bulunan Özer’in, yaklaşık 2 ay önce mide kanaması geçirmesi üzerine, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. 15 gün tedavi edilen Özer daha sonra Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Salı günü kontrole götürülen Özer, bugün akşam saatlerinde cezaevinde yaşamını yitirdi.

Özer’in oğlu Mehmet Özer, babasının 2005 yılında beyin kanaması geçirdiğini, böbrek yetmezliği bulunduğunu ve hipertansiyon hastası olduğunu, bu nedenle sürekli ilaç kullandığını söyledi. Babasının Salı günü doktor kontrolüne götürüldüğünü ifade eden Özer, daha sonra haber alamadıklarını ve bugün ölüm haberinin kendilerine verildiğini söyledi.

Özer’in cenazesi Cizre’de defnedilecek.
28/02/2009dyb-cenaze2

TECRİT İŞKENCESİ SÜRÜYOR!

2 Mart 2009 Basından | Yorum Yok »

Süleyman Erol Bileklerini Kesti

Hükümlü Süleyman Erol tutulduğu tek kişilik hücrede bileklerini kesti.

Buna ilişkin Tutuklu Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TAYAD) 1 Mart 2009 tarihinde yazılı bir açıklama yayınlayarak: “Tecrit sürdükçe Süleyman Erol’lar ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır. Tek çözüm tecridin kaldırılması, 22 Ocak 2007 tarihli 45/1 sayılı genelgedeki SOHBET HAKKININ derhal ve koşulsuz uygulanmasıdır.” dedi.

TECRİT İŞKENCESİ SÜRÜYOR.

İZMİR / KIRIKLAR 1 NOLU F TİPİ HAPİSHANESİNDE HÜKÜMLÜ OLARAK KALMAKTA OLAN SÜLEYMAN EROL BİLEKLERİNİ KESTİ.

F tipi hapishaneler açıldığı günden bu yana tecrit işkencesinin en ağır koşullarda sürdürüldüğü yerler oldu. Tecrit hücreleri insanlığı yok etmek için yapılmıştı. Tutsaklar, TAYAD, Demokratik Kitle Örgütleri ilk günden itibaren bunu söylediler ve tecritin kaldırılması için direnişte yer aldılar.

Siyasi iktidara mimari tecrit olarak uygulanan hücreler yetmediği gibi, hücrelerin içindeki tecriti de arttırmanın yollarını aradı. Aile görüşü yasakları, dergi ve gazete yasakları, mektup yasakları v.s. tüm yasakların temel amacı insanı yalnızlaştırmaktı. Bu yasaklarla yetinmeyen siyasi iktidar 2005 yılında yürürlüğe giren Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’la “ağırlaştırılmış müebbet hapis” statüsünü getirdi. Yasalardaki düzenlemeye göre “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırılan hükümlüler ömürleri boyunca tek kişilik hücreye kapatılacak, günde 1 saat havalandırmaya çıkarılacak, diğer tutsakların faydalanabildiği kimi haklardan ise ya hiç yararlanamayacak ya da kısıtlı yararlanabilecekti. Örneğin aile görüşünü tutsaklar haftada 1 gün yapabiliyorken bu cezayı alanlar 2 haftada bir görüşebilecekler, arkadaş görüşü hakkından yararlanamayacaklar gibi…

Süleyman Erol da bu cezaya çarptırılmış birisi idi. Yani tek kişilik hücrede tutulacak, günde 1 saat havalandırmaya çıkabilecekti. Üstelik hapishane idaresi bu cezayı mahkeme kararlarının aksine kendi insiyatifiyle uygulamakta idi. Çünkü Süleyman Erol’a mahkeme tarafından verilen “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası Yargıtay tarafından bozulmuş ve “müebbet hapis” cezasına çevrilmişti. Ancak İzmir / Kırıklar 1 Nolu F Tipi Hapishanesi idaresi bu mahkeme kararının Yargıtay tarafından onaylanmadığını iddia ederek “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasının infazına devam etti.

Elbetteki böylesine ağır bir tecrit Süleyman Erol’un sağlığını etkiledi. Tecrit koşulları onun sağlığını bozdu. Ve 23 Şubat 2009 gecesi saat 02.00’de bileklerini kesti. Hastaneye kaldırılarak tıbbi müdahale yapıldı ve şu an tekrar hapishanedeki tek kişilik hücresine kapatıldı. İhtiyaçlarını kendi karşılayamadığı için yan hücrede bulunan arkadaşı havalandırma saatleri içinde karşılayabiliyor.

Şimdi sormak gerekli Süleyman Erol’u bileklerini kesmeye kim itti? Bunun sorumlusu kim? Yasalara aykırı olarak “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasının infazını yapan İzmir / Kırıklar 1 nolu F Tipi Hapishanesi müdürü mü? Hapishane savcısı mı? Süleyman Erol’un sağlık durumunu bildiği halde sesini çıkarmayan, tecritte tutulmasına seyirci kalan hapishane doktoru mu? Adalet Bakanı mı? Bakanın bürokratları mı? Bu yasayı onaylayanlar mı? Kim? Kim sorumlu? Yoksa özür dilenecekler arasına Süleyman Erol’da mı katılmak isteniyor?

Tecrit sürdükçe Süleyman Erol’lar ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır. Tek çözüm tecridin kaldırılması, 22 Ocak 2007 tarihli 45/1 sayılı genelgedeki SOHBET HAKKININ derhal ve koşulsuz uygulanmasıdır.

TAYAD’LI AİLELER

ÖZGÜR

Erol Zavar’ın Şiiri Bestelendi

4 Ocak 2009 Video | 1 Yorum »

free video player & video platform - interactive video, online video solution: video player, video editor - kaltura
wordpress video - wordpress plugin for integrated video on video blogs, and video tools

Erol Zavar’ın “Ölümü Ektim Randevu Yerinde” adlı şiiri İstanbul Üniversitesi Tiyatro Topluluğu tarafından bestelendi.

Erol Zavar ve Hasta Tutsaklarla Dayanışma Konseri

30 Aralık 2008 Basından | Yorum Yok »

28 Kasım 2008 Cuma Akşamı Çağlayan’daki Figaro Salonu’nda gerçekleştirdiğimiz ‘Yüreğini Yüreğimizin Yanına Kat’ Dayanışma Konseri, 6 kişilik yerel bir Eğitim Grubu’nun karar verip, irade koyarak başarı ile gerçekleştirdikleri çok güzel ve anlamlı bir Eylem oldu. Gruptan 3 arkadaşımızın sürecin çeşitli boyutlarını kaleme aldıklarını yazılarını okurlarımızla paylaşıyoruz.

Devamını okumak için »

Haydi Yüreğini Yüreklerimizin, Sesini Sesimizin Yanına Koy!

24 Kasım 2008 Basından | 2 Yorum »

Bir Yürek de Devrimci Tutuklular için taşıyan tüm dostlarımıza;
devrimci demokrat insanlarımıza ve emekçi halkımıza Çağrımızdır:

Yaşamak ve Yaşatmak için; İnsan yanımızın ve bu coğrafya ile yerkürenin gerçek sahipleri… yarının talipleri olduğumuzun farkındalığı içinde:
Devrimci Tutsaklar Yalnız Değildir ve Yaşasın Devrimci Dayanışma, şiarlarını hep birlikte haykırabilmek için Erol Zavar ve Hasta Tutuklularla Dayanışma Etkinliği’’nde buluşalım!
Devamını okumak için »

Gardiyanlar Dayak Attı Ziyaretçinin Bileği Kırıldı

8 Ekim 2008 Basından | 4 Yorum »

Cezaevlerindeki ziyaret skandallarından biri de geçtiğimiz günlerde yaşandı. Kanser olması nedeniyle tahliye talebi ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras tarafından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e iletilen Erol Zavar’ın yakınları bayramda Sincan F Tipi Cezaevi’ne gittiler. Grup 10 kişiydi. Aynı odada kalan Erol Zavar, Deniz Bakır ve Mahmut Soner’i ziyaret edeceklerdi. Aralarında 9 yaşındaki Özgecan da vardı. Görüşte süre ile ilgili hükümlülerin yakınlarıyla gardiyanlar arasında artışma yaşandı. Tartışma kısa sürede büyüdü. Zavar, Bakır ve Soner’in yakınları bu sırada gardiyanlar tarafından dövüldükleri iddiasıyla Ankara Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundular. Dilekçeye, darp izlerini gösterir raporlar da eklendi. Devamını okumak için »